Bursiyelerimizden Görüşler

NOT:Bu bölüme gençlerimizden gelen dilek ve temenniler ve benzeri görüşler yayınlanacaktır.

Gülhan KELEŞ’in Vakfımız Hakkındaki Yazısı

“ÇEKVA BENİM IŞIĞIM OLDU”
1994 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanarak İstanbul’a ilk defa gittim…
Kredi Yurtlar Kurumu Vezneciler Kız Öğrenci Yurdu’na yerleşeli 2 ay olmuştu. Ben ve oda
arkadaşım Sultan, her gün düzenli şekilde yurttan çıkıp okula, okuldan çıkıp yurda gidip
geliyorduk. 3. senesinde olan diğer oda arkadaşımız İlkay bize o güne kadar İstanbul’un
neresini gördüğümüzü, Taksim’i görüp görmediğimizi sordu. Cevaben görmediğimizi söyleyince
bize okuma yazma bilmeyen köylü muamelesi yaptı… Gerçekten kendimize şöyle bir
baktığımızda evimizden İstanbul’dan ne kadar korkutulmuş bir biçimde çıktığımızı anladık.
Yani İlkay bir yerde haklıydı. İki adım ötemizde bulunan güzellikleri göremeye cesaretimiz
yoktu. Bize öncülük edecek kimse de yoktu….
Taksim’e, ilk gidişimiz büyük bir heyecan içinde gelişti. Dönüşümüzde ise burukluğumuz
sözkonusuydu. Keza halk otobüsü Şişhane’den aşağı doğru inerken İstanbul önümüzde
bir mücevher gibi parlıyordu. O kadar çok ışık vardı ki... O anda fark ettim ki bu ışıklardan
hiçbiri bize ait değildi.Arkadaşıma dönüp “ ne tuhaf değil mi, bu ışıklardan hiç biri bizim
değil” dedim. İstanbul’da bir ev yada bir odalık ışığımız bile yoktu.. (yurtta odalar 6 kişilikti).
O günkü yol arkadaşım Özgür yıllar sonra bile bu sözümü hüzünle hatırlatır…
İşte o günlerde Çorumlu başka bir arkadaşım ÇEKVA’dan bahsetti. Burs başvurusu için
gittiğimiz ortam o kadar samimi ve o kadar “biz” gibiydi ki bir daha oradan kopamadım.
ÇEKVA İstanbul’da bir oda, bir ev bir “ışıktı” benim için.
İlk defa “opera” izlemenin ne demek olduğunu ve tadını ÇEKVA ile öğrendim ve tattım.
Dünyaca ünlü Ressam Picasso’nun eserlerini Sakıp Sabancı Müzesi’nde görme fırsatını
ÇEKVA ile yakaladım.
Hukuk Fakültesi’ni bitirdiğimde ÇEKVA tarihinde bir ilki kendi kişisel tarihime gururla taşıdım.
Okulunu bitirip ilk defa hizmet için geri dönen bursiyer olmanın onurunu taşımaktayım.
ÇEKVA yönetiminde iki dönem yönetici olarak görev alarak, bir kurumun/bir işletmenin
yönetimi konusunda tecrübe sahibi oldum. Birlikte karar almayı ve hedefi ileriye taşımayı
öğrendim. Şimdi kendi ofisimde trilyonluk şirketlere çeşitli vesileler ile yön veren bir avukat
konumundayım.
Unutulmaz ve görülmesi şart olan Çanakkale Şehitliğini ÇEKVA ailesi ile birlikte gezip
“Kurtuluş Savaşı “ ruhunu tüm benliğimde hissetim.
ÇEKVA’ya yeni katılan yeni bursiyerlerle gençlik grupları kurarak daha etkin ve organize
çalışmayı öğrendim.
ÇEKVA’nın kurucuları çok değerli hocalarımız; Prof. Dr.Ahmet Samsunlu ve Prof. Dr.Turan
Ilgaz ile değerli iş adamı Sabit Velidedeoğlu gibi isimlerin nasıl özveri ile çalışırken aynı
oranda mütevâzilikle öğrencilerle nasıl kaynaştığını gözlemledim. Bu isimleri örnek alıp
hizmette yarışmayı ve ödülde mütevâziliği kendime ilke edindim.
2003 yılında evlenirken ÇEKVA yönetimi düğünümüze katılarak bizleri sevindirdi.” Oğlan
35
bizim kız bizim” diyen yerel basında birlikte yer aldık.
İstanbul’dan ayrılıp Çorum’da yaşamaya başladığım dönemde ise ÇEKVA Çorum Şubesi
çalışmalarını takip ettim.” Sanat Dostları”nın şiir ve şarkılarını Çorum’da doğan kızım Kayra
ile dinledik. Okuma-yazma öğrenen yetişkinlerin diploma heyecanına ortak olduk.
Hayatımın önemli bir bölümünde yer alan ve işlerime yön veren ilkeli tavır edinmemi
sağlayan tüm ÇEKVA ailesine bu vesile ile teşekkür ederim.
Saygılarımla…
Avukat Gülhan KELEŞ

Fatih SEZİKLİ’nin Vakfımız Hakkındaki Yazısı

ÇEKVA
Yıl 1999. Üniversite sınav sonuçları açıklanmış ve babamın endişesi bir kat daha artmıştı.
Çünkü onun çok kalabalık, karışık ve pahalı olduğu için özellikle tercih etmemi istemediği tek
il olan İstanbul da üniversite eğitimime başlayacaktım. Marmara Üniversitesi Haydarpaşa
Kampüsünde kaydımı yaptırdık. Ardından Göztepe Kampüsünü gezdik ve Kadıköy’ e yürüyerek
giderken Çorum Eğitim ve Kültür Vakfı’nın tabelasını gördük. Ayaklarımız bizi oraya
götürdü. İşte bu şekilde tanıştım biz Çorumlular için bir ışık, bir şefkat eli olan Çekva ile. O
gün başta Sn. Zuhal Çırak olmak üzere herkesin güleryüzlülüğü, içten ve samimi oluşları,
yaptıkları bu işi gerçekten isteyerek ve gönüllü olarak yapmaları, en önemlisi de buraya
gelen öğrencileri ayrım yapmadan sadece ve sadece Çorumlu hemşerileri olarak görmeleri
bizi çok etkiledi. Burasının sadece burs veren bir vakıf olmayıp; kocaman bir aile ortamı
olması bile babamı rahatlatmaya yetmişti.
9 yıl yaşadığım İstanbul da gerek üniversite dönemi gerekse iş hayatında bu güzide
vakıfta yüzlerce farklı mesleklere atılacak arkadaşlar edindim. Değerli iş adamlarını tanıma
imkânı buldum. Her ay yapılan burs yemeklerindeki kültürel faaliyetlerde, seyahat ve etkinlik
programlarında kendimi daha fazla geliştirme imkânı buldum. Sn. Prof. Dr. Ahmet Samsunlu
başta olmak üzere, iş adamlarımızla, mezun olup iş hayatına atılıp başarılı olan arkadaşlarımızla
yapılan söyleşilerde öğrendiklerim hem vizyonumda hem de hayata bakışımda çok
olumlu etkiler yaptı. Çünkü bu Vakfı ayakta tutan bu güzel insanların tecrübeleri, yaptıkları,
düşünceleri ve başarıları bizlerin örnek alabileceği rol modeller oldu.
Değerli veliler ÇEKVA’yı Çorum’un en önemli Sivil Toplum Örgütü olarak gurbete
gönderdikleri evlatlarına sahip çıkan ve yetiştirdikleri öğrencilerin ülkesine ve şehrine
hayırlı olmalarını bekleyen, onların dünyanın tüm güzelliklerine hükmetmelerini, onlarla
yaşamalarını isteyen bir vakıf olarak bilmeniz yeterli. Bu nedenle sadece burs vermek ya
da almak değil üye olmanız bile bu vakfın yapacağı her güzel işte sizin de katkınız olacaktır.
Son olarak bu zamana kadar benden desteğini esirgemeyen değerli ÇEKVA yöneticilerine
teşekkürü bir borç biliyorum. Bundan sonra da yapılacak tüm faaliyetlerde elimden
geldiğince onlara destek olacağım. İyi varsınız iyi ki sizleri tanımışım.
Saygılar, sevgiler…
ANKARA
Fatih SEZİKLİ
MARMARA ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F.
EKONOMETRİ BÖLÜMÜ 1999-2003

Ömür AKSOY’un Vakfımız Hakkındaki Yazısı

ÇEKVA ile ilk tanışmam 1999 yılında burs başvurusu sebebiyle oldu. Her ne kadar tanışma
sebebim burs sebebi ile olsa da sonrasında Vakfın sıcak ve samimi ortamı bana gurbette
bir aile sıcaklığı sundu. Zaman içinde Vakfın faliyetlerini daha yakından görmem ve Vakıf
bünyesinde gönülden emek veren değerli hocalarımı ve büyüklerimi tanımam sayesinde
Vakıfla aramda gönülden bir bağ oluştu. Tabi bunda Vakfımızın müdiresi Vakfımızın güler
yüzü Zuhal ablanında büyük etkisi oldu. Bana ve arkadaşlarıma her zaman abla şefkatini
göstermiş sorunlarımızla yakından alakadar olmuştur. Hiçbir karşılık beklemeden öğrenciler
için çabalayan bu gönül insanlarının emekleri ve gayretleri beni çok etkilemiş ve bana ilham
kaynağı olmuştur. Kendilerine ben ve arkadaşlarım adına gönülden teşekkür ediyorum. İyi
ki varsınız.
Öğrencilik yıllarım Sayın Ahmet Samsunlu Hocamın başkanlık dönemine denk geldi. Kendisinin
gerek akademisyenliğiyle olsun gerek hayat tecrübeleriyle olsun gerekse etkileyici ve
samimi hitabetiyle olsun ben ve arkadaşlarım üzerinde çok olumlu bir etkisi olmuştur. Ben
Ahmet Samsunlu hocam gibi aydın insanları karanlık yolları aydınlatan sokak lambalarına
benzetiyorum.’Birinin ışığının bittiği yerde diğerinin ışığı başlar’’. Dileğim ışığın daha uzun
yıllar bizimle olsun hocam.
Ömür AKSOY
1.24 Murat BALCI’nın Vakfımız Hakkındaki Yazısı
Üniversite yıllarına dönüp baktığımda ÇEKVA’yı, bizlere kattığı güzel anılar ile hatırlıyorum.
Memleketimiz Çorum’da, zihni parlak, maddi yönu zayıf öğrenciler için ÇEKVA Fen lisesi
hazırlık kursu açmıştı. Bu kursa katılabilen şanslı öğrencilerden biriydim. Şanslıydım çünki,
İzmir Fen Lisesi arkasından İTÜ Bilgisayar Mühendisliği yolculuğum bu kurs ile başlamıştı.
Lise yıllarımda cok merak ettiğim, uzak şehirlerde yaşayıp, farklı hayatlar kurup fakat
geldiği yeri unutmayan ÇEKVA gönüllüleri ile üniversite yıllarımda tanıştım. İçlerinde kimler
yoktu ki; eski bakanlar, profesörler, iş adamları, yazarlar, devlet adamları, oyuncular... Bu
başarı dolu hayatların elde ettiği tecrübeleri paylaşmaları, fikir alış verişi yapmaları eşsiz
fırsattı. Aynı topraklardan geldiğimiz bu insanlar ile ufkum genişledi, başarı hikayelerini
dinledikçe kendi yapabileceklerime inancım arttı.
İstanbul’da burs olmadan üniversite bitirmek birçok öğrenci için mümkün değil. ÇEKVA’ya,
bu konudaki desteği, her ay düzenleği toplantılar ile öğrencilerin fikri gelişimine
katkıda bulunduğu ve en önemlisi ihtiyaç anında her öğrencisinin yanında olduğu icin çok
teşekkür ederim.
ÇEKVA’daki güzelliğin, paylaşımın önümüzdeki nesillere de kalması dileğiyle ...
Murat BALCI

Murat BALCI’nın Vakfımız Hakkındaki Yazısı

Üniversite yıllarına dönüp baktığımda ÇEKVA’yı, bizlere kattığı güzel anılar ile hatırlıyorum.
Memleketimiz Çorum’da, zihni parlak, maddi yönu zayıf öğrenciler için ÇEKVA Fen lisesi
hazırlık kursu açmıştı. Bu kursa katılabilen şanslı öğrencilerden biriydim. Şanslıydım çünki,
İzmir Fen Lisesi arkasından İTÜ Bilgisayar Mühendisliği yolculuğum bu kurs ile başlamıştı.
Lise yıllarımda cok merak ettiğim, uzak şehirlerde yaşayıp, farklı hayatlar kurup fakat
geldiği yeri unutmayan ÇEKVA gönüllüleri ile üniversite yıllarımda tanıştım. İçlerinde kimler
yoktu ki; eski bakanlar, profesörler, iş adamları, yazarlar, devlet adamları, oyuncular... Bu
başarı dolu hayatların elde ettiği tecrübeleri paylaşmaları, fikir alış verişi yapmaları eşsiz
fırsattı. Aynı topraklardan geldiğimiz bu insanlar ile ufkum genişledi, başarı hikayelerini
dinledikçe kendi yapabileceklerime inancım arttı.
İstanbul’da burs olmadan üniversite bitirmek birçok öğrenci için mümkün değil. ÇEKVA’ya,
bu konudaki desteği, her ay düzenleği toplantılar ile öğrencilerin fikri gelişimine
katkıda bulunduğu ve en önemlisi ihtiyaç anında her öğrencisinin yanında olduğu icin çok
teşekkür ederim.
ÇEKVA’daki güzelliğin, paylaşımın önümüzdeki nesillere de kalması dileğiyle ...
Murat BALCI
2001-2006 ÇEKVA Bursiyeri